2 Aralık 2009 Çarşamba

Hayatımın üç 'John'u

Herkesin hayatında, aslında çok yakın çevreden olmasalar da asla unutulmayan kişiler vardır. Benim hayatımda da aynı adı taşıyan üç kişi var ki onlarla sadece birer kere karşılaşmış olmama rağmen kendilerini yıllardır unutamadım; unutamam.

İlk John ve ikinci John zor zamanlarımda bana yardım ettiler. Üçüncü John ise hayatı daha iyi kavramama katkı sağladı. Bu John'ları size yaşlarına göre sıralayıp anlatacağım.

Birinci John karşılaştığımızda sadece on altı yaşındaydı. Onu 1998 senesinin kışında bir gece geç saatlerde, İngiltere'de Loughborough ile Nottingham arasındaki bir köyün pub'ında buldum. Evet, buldum! Bulmak zorundaydım, çünkü başka çarem yoktu. Şansım vardı buldum onu. Ya bulamasaydım? Şimdi bunu düşünmek bile istemiyorum...

İkinci John'la hemen hemen yaşıttık. Galiba 2003'ün Nisanıydı. Fransa'da Lyon - Paris otobanı üzerinde, Lyon'a yakın bir yerde bir benzin istasyonunda buldum onu. Yine bulmak zorundaydım, çaresiz... O ana kadar berbat giden şansım John'u bulduğumda, birden dönüverdi sanki.

Üçüncü John'u da ben buldum. Stranraer yakınlarında şimdi adını bile hatırlamadığım küçük bir İskoç kasabasında... En yaşlıları John'du. Belki seksenine varmak üzereydi John. Konuştuk biraz. Bana söyledikleri uzun bir hayat tecrübesiyle damıtılmış sözlerdi. Çok düşündürdü beni. Belki de söylediklerinden çok söylemedikleri düşündürdü...

Size hayatımın en önemli üç John'unuyla nasıl karşılaştığımı teker teker anlatacağım. Şimdilik kalın sağlıcakla.

0 yorum:

Yorum Gönder